• " Uluyama Türk Japon Kültür Derneği "

Şeref Defteri

    19 / 02 / 2019 - Hakkımızda

    1992 senesinde kurulmuş olup 26 senedir Türk ve Japon kültürleri arasında köprü görevi gören

    "ULUYAMA TÜRK JAPON KÜLTÜR DERNEĞİ" günümüzde birçok önemli faaliyeti gerçekleştirmektedir.

    1992 senesinde Japonca öğrenmek isteyen bir grup değerli insanın bir araya gelerek Türkiye'yi ve Türk Kültürünü tanıtmayı amaçlayarak kurmuş olduğu derneğimiz, bayrağına ve toprağına âşık çok değerli insanların özverileriyle, günümüze kadar taşınmıştır.

    Maalesef Edirne'den sonra dostumuz diyebileceğimiz ülke sayısı bir elin beş parmağını geçmemektedir. Şayet bizler kendimizi tanıtamıyorsak birileri yerimizi doldurmaktadır.

    İlke olarak Türk insanlarını, Türk kültürünü Dünya'ya ve özellikle kendisine seçmiş olduğu Japonya'ya; kültürel, sanatsal ve spor alanlarında faaliyetleriyle ULUYAMA olarak tanıtmaktadır.

    ULUYAMA yüksek şahsiyetli Türk insanlarının bir araya geldiklerinde, neleri yapabileceklerinin kanıtıdır.

    ULUYAMA ben değil de bizin oluşması için uğraşan, birlik ve beraberliğin bir simgesidir.

    Son olarak, sitemizin hazırlanmasında büyük özverilerinden dolayı değerli İNTERSOFT ailesine, özellikle Metin ve İbrahim kardeşlerime sonsuz teşekkür eder, başarılarının devamını dilerim.

    Saygılarımla.  

    Hakan KAPLAN

    ULUYAMA TÜRK JAPON KÜLTÜR DERNEĞİ BAŞKANI

    28 / 01 / 2019 - Ko-Budo

    Kobudo

    25 / 01 / 2019 - Aikido

    www.aikidobursa.org

     

    25 / 01 / 2019 - Aikido
    07 / 05 / 2018 - Japonca

    Japonca

    07 / 05 / 2018 - Yüzyıllardır Süren Geleneksel Giyim Tarzı
    02 / 05 / 2018 - Başkanın Mesajı

    Türkiyede 1992 Yılından beri Faaliyet gösteren ULUYAMA Türk Japon Kültür Derneğinin Web Sitesine Hoş Geldiniz

    Yeni ara yüzü ile faaliyete geçen sitemiz için değerli INTERSOFT Ailesine teşekkür ederiz.

    Her iki toplumu birbirine yakınlaştırmayı ve tanıştırmayı hedef edinmiş olan bir gönüllüler topluluğudur derneğimiz.

    Faaliyetlerimiz ile amacımız Türk ve Japon İnsanının gelişimine katkıda bulunmak, birbirlerini daha sağlıklı tanımalarını sağlamaktır.

    Kişisel hırslarından arınmış,ülkesi ve milleti için emek sarfeden bir birlikteliktir Uluyama.

    Hem yurtiçinde hemde yurtdışında misyonunu defalarca ispatlayan Derneğimiz çalışmalarını aralıksız sürdürmektedir.

    Bu amaçla Derneğimize katkıda bulunacak hertürlü kurum ve kuruluşa açığız.

    Saygılarımızla

    Hakan KAPLAN

    Uluyama Türk Japon Kültür Derneği

    26 / 04 / 2018 - Uluyama TV
    26 / 04 / 2018 - Daiichi-Sankyo
    26 / 04 / 2018 - Sakura Dergisi
    26 / 04 / 2018 - 3d3tech
    26 / 04 / 2018 - İnternet Dünyası
    02 / 04 / 2018 - Aikido

    Aikido en yeni ve en az bilinen savunma sporudur. Aynı zamanda şiddet taşımayan savunma sporu olarak tanımlanabilir. Dövüş sporlarıyla ilgili olanlar için bu tanım çelişkili durabilir. Çünkü farklı dövüş sporlarını tanıyanlar için kulakları tırmalayan çığlıklar, acılı vuruşlar akla gelmektedir. (Kung fu - Karate- Judo vs.) Saldırganı ona hiç bir hasar vermeden etkisizleştirmeye odaklanan bir savunma sporunu düşünmek zordur. Aslında en büyük zarar iyi bir Aikido?cuya saldırma hatasına düşmüş kişinin egosuna olacaktır.

    Aikido; kendini savunmanın ve taktik bilimi olmanın ötesinde bireyin tam entegre bir insan olarak ortaya çıkabilmesi için ruhu mükemmelleştirmenin, vücudu ve aklı güçlendirmenin, bireyin fiziksel ve zihinsel gücünü birleştirmenin yoludur. 
    Aikido bükme ve fırlatma tekniklerinin kullanılması ve saldırganın gücünü ve hamlelerini ona karşı kullanılmayı amaçlaması bakımından, bir çok dövüş sanatından ayrılır.Ayrıca karşı tarafın sizi tutmasına, sarsmasına, itmesine, vurmasına izin vermeden onu ekarte edebilecek şekilde kendinizi savunmayı ve tekrarlanan ataklara cevap verebilmenizi amaçlar ve uygulamaya sokar. Bu sistemde ayrıca yaşamsal sinir merkezlerine baskı yapmakta yer alır. Aikido tekniklerinin bir çoğu öldürücü olabilir. Aikidoda karşı tarafın üzerinde üstünlük sağlamak için kişinin özellikle eksiksiz bir zihinsel sakinliğe ulaşmasının ve kendi bedeni üzerinde denetim kurmasının önemi vurgulanır. Daha başka uzak doğu dövüş sanatlarında olduğu gibi, efendiliği ve saygıyı geliştirmek aikido eğitiminin ayrılmaz bir parçasını oluşturur. 
    Aikidoda uygulanan ana oyunlar aşağı yukarı 14.yy da Japonya'da ortaya çıkmıştır. 20 yy. başlarında bunlar Japon dövüş sanatları ustası MORİHEİ UESHİBA nın çabalarıyla, bu günkü biçimine dönüştürüp sistemleştirmiştir. 
    Aikidoda saldırı hamleleri yer almaz. M. UESHİBA''nın öğrettiği biçimiyle aikido o kadar kendini korumaya yöneliktir ki, başlangıçta öğrencilerin kendi aralarında karşılaşma yapmasına bile izin verilmiyordu. Çünkü saldırı aikidonun felsefesine aykırıdır. 
    Aikido Japonca üç heceden oluşur. Ai; harmoni, (uyumlu hareket etme) ki; ruh, düşünce, akıl evrensel enerji do; yol. Aikido evrensel enerji ile uyumun yolu, başka bir bakış açısı ile aikido, saldırganın sizi sarsmasına yada vuruşuna başlamasına imkan vermeden uygulanan savunma sanatıdır. Aslında ideal olanda; saldırı tamamen uygulanmadan nötralize edecek şekilde saldırganın duruşuna ve hareketlerine duyarlı olmaktır. 
    O SENSEİ MORİHEİ UESHİBA' nın da anlattığı gibi dövüş ve savaş insanları kesinlikle mahvedebilir. İnsanları ihtiyacı olan çekişme değil, uyum ve teknikleridir. İstenilen savaş sanatı değil barış sanatıdır Aikidonun nihai hedefi kişi sel transformasyondur. 
    Aikido her alanda insanın içinde bulunan potansiyelini dışarıya çıkartmasına yardım eden içsel bir olgudur. Aikidoda belli bir yaş, cinsiyet ya da fiziksel güç sınırı ya da gereksinimi yoktur. Her yaşta bayan,erkek ve çocuklar yapabilir.Dövüş sanatları dünyasının dışındaki gerçek hayata da uyabilme potansiyeli çok büyüktür. Çünkü ulaşılacak yer; kendini keşfetmek, ruhu ve zihinsel gücü vücut ile hormonize etmektir. Esneklik ve kas gelişiminin, artışı eğitimin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkacaktır 
    MORİHEİ UESHİBA barış sanatını akıl ve beden disiplinini sağlayan saldırganlığı dindiren, arkadaşlı, aşkı, zekayı ve korkusuzluğu besleyen ve büyüten bir sanat olarak öğretmiştir.

    Aikido Nedir? Yapmak Ne Fayda Sağlar?

      

    Genelde Aikido üzerine bir düşünce veya yorum olduğu zaman bu tarz soruları sık sık duymuşuzdur. Nasıl tanımlanması herkese göre değişik olabilir. Bakış açılarımızın farklılığı Aikido?yu ve faydalarını anlatırken de kendini gösterebilmektedir. Her Aikido çalışanın Aikido hakkındaki düşüncesi aynı olmasa da özünde bir olan açıklaması vardır. Birçok insan bir amaca ulaşmak veya ruhsal beklentilerinden dolayı Aikido?ya başlamaz.

    Tanımlamak kolay olmasa da yapıldığında ve öğrenildiğinde kendisini tarif etmeye başlar Aikido.

    Aİ = Uyum     Kİ = Evrensel Enerji     DO = Yol

    Jiu-Jitsu?dan oluşturulmuş bazı fırlatışlar ve eklem kilitleri ile Kenjutsu?dan esinlenen atışlardan meydana gelmiştir. Yumruk ve Tekmeye odaklanmaz. Rakibin enerjisini kullanarak kontrolünü ele geçirirsiniz ve uzaklaştırırsınız.

    Aikido yalnızca kendimizi korumak için yapılan bir şey değildir. Elbette bir saldırı karşısında kendimizi korumak zorunda kalmalıyız. Ama amaç kavga etmek değil, Aikido?nun asıl anlamının ne olduğunu anlamaktır.

    Aikido manevi bir aydınlanma,  zihinsel bir sıhhattir. Aikido evrendeki güce uyum sağlamaktır. Kavga etmek Aikido?nun felsefesine aykırıdır. Kavga egomuzu daha da güçlendirir. Gerçek anlamda güçlü olmak için kişinin öncelikle kendisini yenmesi, benliğine hakim olması ve gereksiz gururdan arınması gerekir. Aikido çalışan kimse karşısındaki insanın da sorumluluğunu üstlenir. Aikido?daki asıl rakip kendi egomuzdur. Egomuzu bastırmayı yani kontrol altına almayı öğreniriz. Başkalarına karşı son derece dikkatli olmak ve olası saldırılara karşı hazır bulunmak çok önemlidir. Aikido evrensel enerjinin hareketidir. Şiddet karşısında uyum ve yumuşaklık gösteren bir sanattır. Aikido şiddeti barışa çevirme sanatıdır.  Eylemlerimizi kontrol altına alarak bizi kendimizle barıştırır. O Sensei?in dediği gibi.?Düşmanı saf dışı bırakmak değil, dünyaya barışı getirmek ve insanlığı tek bir aile olarak görme yoludur. Aikido?nun özünde yatan şey kendimizi evrenin akışıyla uyumlama ve yine kendimizi evrenle bir hale getirmektir?.

    Aikido?da sürekli ruhsal ve bedensel olarak bir eğitim vardır. O sevginin gerçek halidir. Tüm varlıkları sevmeye ve onları korumaya yöneliktir.

    Aikido ruh ve beden gelişiminin estetikle birleşmesidir. Fiziksel ve ruhsal olgunlaşma yoludur. Aikido ile teknikler yapılarak beden ve zihin eğitilir ve benliğimiz gelişir. Hareket ve dinamiklik önem kazanır. Doğru nefes almayı öğretir. Aikido çalışılarak sezgiler ve duyular geliştirilir.

    Aikido?da amaç tekniği, ruhu ve zekayı geliştirip her üçünün koordinatlı olarak çalışmasını sağlamaktır. Zihinsel ve bedensel stratejimizi geliştirir Aikido ve olaylara değişik bakış açısından bakmamıza yardımcı olur. Dengemiz güçlenir. Beklenmeyen bir durum karşısında daha çabuk ve doğru tepki verebilmemizi sağlar.

    Aikido?nun özündeki prensipler diğer insanlarla olan ilişkilerimize yansır ve onlarla daha iyi bir iletişim içerisinde oluruz. Doğa?ya karşı gelmeden, savaşmadan ve şiddet kullanmadan uyum içerisinde yaşamayı öğretir bize Aikido. Hissetmenin ve uyumlu olmanın yoludur. Bize karşımızdaki kişiye sabır göstermeyi, onu dinlemeyi ve anlamayı, kendimizi ifade etmeyi öğretir. Her şey böylelikle daha kolay olur ve barış ortamı kendini gösterir. Günlük yaşantımızda sakin, stressiz, neşeli biri olurken güçlüklerle daha çabuk ve akılcı bir biçimde çözüme ulaşabilecek bir hale getirir bizi Aikido.

    Aikido?daki sıkı çalışma, disiplin ve sonsuz teknikler bu sanatın bir savaş sanatı olduğunu açık bir şekilde gösterir ve bu durum Aikido?yu tanımayan bir kimseye ürkütücü gelebilir ve onu çelişkiye düşürür. Peki ama savaşmanın ve şiddetin yanlış olduğunu anlatan bu sanat, bakıldığında  neden kendini savaş şeklinde gösteriyor? ?Öyle bir savaş ki herkes kazanıyor? demekte ne anlam gizlidir?

    Dünya?daki bazı Aikido Eğitmenleri Aikido?da tekniklerin öğretiminde disiplinli bir çalışmayı öngörürler. Tekniklerin sürekli bir tekrarı ve düzgün beden duruşunun oturması ile ileride Aikido?nun zamanla anlaşılacağı ve prensiplerinin benliğimize o zaman yerleşeceğini anlatır. Bu durum zamanla bizim diğer insanlar ve çevre ile olan ilişkilerimize de yansır. Yani prensipleri hemen anlamaya çalışmak yerine prensiplerin terimleri ile uğraşırız. Teoride bu doğrudur. Bunun iyi bir öğretme ve öğrenme metodu olduğu doğrudur. Bu durum feodal zamanlardan kalmış olup amacı iyi,  yetenekli öğrencileri aşırı agresif ve yanlış yönlendirilmiş öğrencilerden ayırmaktı. Günümüzde bu değişmiştir. Önceleri Dojo?lar bir manastır niteliğinde olup öğrenciye yemek ve yatma imkanı da sağlamakta idi. Öğrenci yıllarını burada geçirir ve birçok insan için dışarıdan bakıldığında o öğrencinin hayatının orada güçlüklerden ve fakirlikten kurtulmuş, sığınacak bir yer bulmuş düşüncesi oluştururdu.

    Günümüzdeki modern öğrenci kendi duyguları ile yolunu ve yönünü bulmak için kendini geliştirme gayreti içindedir. Daha çok iç dünyası ile baş başa kalarak sorunların çözümüne daha çabuk ulaşabilmektedir. Günümüz Aikido çalışanları dojoya iyi bir döğüş ustası olmak için değil, kendi içlerindeki çatışmalarını kontrol altına alıp düzenlemek için gelmektedirler.

    Bu durumda Aikido?nun özü kendini çabuk gösterebilmektedir.

    Bu yüzden öğrencilere prensiplerin açıklanmasından yana olan görüş günümüzde ağırlık kazanmaktadır. Daha sonra teknik ve hareketlerin öğrenilmesi ile bu teknik ve hareketlerin ana prensipler ile ilişkilerinin ne olduğuna bakılmalıdır. Aikido?ya yeni başlayanlara Aikido?nun bir sevinç ve iyi bir duygu hali vermesi önemlidir. Her çalışma arası ve sonrası insanın bedenindeki his ve ruh hali kendini keyif almış durumda gösterir. Böyle olunca insanları Aikido çalışmaya motive etmek yeterli olmaktadır. Zamanla her yaşta ve cinste Aikido çalışan, kendi farkındalığının, içsel ve dışsal sorunlarla rahat baş edebilmenin bilincine varır.

    Kısacası Aikido sonsuz açıklamalar barındırır kendi içinde. Peki ama Aikido gerçekte nedir?

    Çalışın, o kendisini anlatır?


     

    30 / 03 / 2018 - Dernek Tüzüğümüz

    DERNEĞİN ADI VE YERLEŞİM YERİ:

    Madde 1

    Derneğin adı ULUYAMA TÜRK-JAPON KÜLTÜR DERNEĞİ ve yerleşim yeri Bursa'dır.

    DERNEĞİN AMACI VE BU AMACI GERÇEKLEŞTİRMEK İÇİN DERNEKÇE SÜRDÜRÜLECEK ÇALIŞMA KONULARI VE BİÇİMLERİ:

    Madde 2

    A) Derneğin amacı: XIX.YY. dayanan bir geçmişe sahip Türk-Japon münasebetlerini kültür ve sanat yönünden zenginleştirmek.

    B) Dernekçe sürdürülecek çalışma konuları ve çalışma biçimleri:

     Dernek çalışma konu ve biçimleri arasında yer alan aşağıda yazılı hususları gerçekleştirebilmesi için öncelikle izine tabi faaliyetler açısından ilgili Bakanlıklar ve Kuruluşlardan izin alır.

              a) Türkiye'ye gelecek Japon temsilci ve turistlerine Türkiye ve Türkler hakkında olumlu izlenimler elde etmelerini sağlamak amacıyla her alanda danışmanlık ve rehberlik yapmak.

              b) Türkçe ve Japonca?nın aynı dil grubuna mensup olmaları ve gramer yapılarının birbirine çok benzemesi nedeniyle, Türkler için öğrenilmesi çok kolay olan Japonca?nın Türkiye?de yaygınlaşması için çalışmalar yapmak, Milli Eğitimden izin alınarak kurslar düzenlemek , gerekirse Japonya?dan Japonca öğretmenleri temin etmek, orijinal kaynaklar elde edip zenginliği sağlamak. Ayrıca kurulacak bağlantılarla Türkiye?de Türkçe öğrenmek isteyen Japonlara, Türkçe öğrenim hizmetinde bulunmak için gerekli çalışmalar yapmak.

              c) Üniversitelerarası bağlantılar kurarak, karşılıklı misafir öğrenci değişiminde bulunmak için gerekli çalışmalar yapmak. 

    d)Japonca'ya, Japon kültür ve sanatlarına ve özellikle disiplin sanatlarından Aikidoya ilgi duyan Türklere hizmet amacıyla, kanunlar ve uluslararası düzenlemeler çerçevesinde, yurt çapında şubeler, vakıf veya vakıflar, ortaklıklar, yardımlaşma sandıkları kurmak, dernek amaçlarına uygun olarak kurulmuş veya kurulacak vakıflara üye veya ortak olmak, derneğin ihtiyaç duyduğu geliri temin etmek, masraflarını karşılamak veya azaltmak maksadıyla; yurtiçinden, yurtdışından, resmi veya özel, tüzel veya gerçek şahıslardan, mesleki kuruluşlardan gelecek teknik, sportif, bilimsel, eğitsel ve benzeri amaçlı her tür maddi, manevi, nakdi veya ayni yardımları, şartlı şartsız vasiyetleri, bağışları kabul etmek, ticari işletme, misafirhane, kültür merkezi, lokal kurmak, eğitim-öğretim ve sportif faaliyetler için dershane, kurs, yurt, spor salonu, spor sahası, spor tesisi veya sosyal tesis kurmak, kiralamak, açmak ve işletmek, gerek dernek merkezinin veya şubelerinin bulunduğu yerlerde, gerekse bunların haricindeki yurtiçi ve yurtdışında uygun görülen yerlerde, her türlü uluslararası, ulusal, bölgesel ve yerel kurs, sergi, konferans, seminer, panel, toplantı, temsil, gezi, festival, fuar, sınav, gösteri, dinleti, konser, slayt ve film gösterimi ve benzeri faaliyetleri, tek başına, şubeleri aracılığıyla veya benzer amaçlarla kurulmuş resmi veya özel, yerel, bölgesel, ulusal veya uluslararası kurum ve kuruluşlarla birlikte organize etmek, düzenlemek, dernek amaçları doğrultusunda çalışacak sporcu, idareci, eğitmen ve benzerlerinin eğitimi konusunda destek sağlamak, eğitimlerinin tamamlanması konusunda çalışmalar yapmak, bu konularda eğitimli, yetişmiş, bilgili yerli ve yabancı şahıslardan yararlanmak yurt dışından veya yurt içinden dernek faaliyetlerine yardımcı olmak üzere konusunda uzman kişilerle temasta bulunmak, yapılacak faaliyetlere katılımlarını sağlamak, masraflarını ve ücretlerini karşılamak veya karşılattırmak, Japon kültür ve sanatlarının ve özellikle Aikido?nun yayılması, sevdirilmesi, geliştirilmesi, özendirilmesi ve kurallarına uygun disiplinli bir şekilde yapılması için gerekli çabayı göstermek, bu uğurda maddi, manevi ödüller koymak, üyelerinden uygun görülenleri eğitim, gösteri, seminer,sınav, konferans, inceleme, araştırma, geliştirme veya benzer maksatlarla yurtdışına göndermek, dernek amaçları dahilinde yurtdışına gidecek üyelerine maddi-manevi destek olmak, uluslararası faaliyette bulunmak, dernek amaçlarına uygun ve benzer amaçlı yurtiçi ve yurtdışında bulunan resmi veya özel tüzel kişiliği bulunan kuruluşlara üye olmak, katılmak, gerektiğinde üyelikten ayrılmak, yurtiçinde ve yurtdışında benzer amaçla kurulmuş kulüp, dernek veya vakıf gibi kuruluşlara her tür yardım veya bağışlarla destek vermek, işbirliği yapmak, temaslarda bulunmak, ikametgahı, amaç ve hizmetleri için her türlü menkul ve gayrimenkul almak, satmak, kiralamak, bunlar üzerinde her tür hakları koydurmak, işletmek, her tür inşaat yaptırmak, bu maddede sayılan ve derneğin amaçlarına uygun görülen her tür faaliyetlerin düzenlenmesi, ve kanunlar veya diğer hukuki düzenlemeler çerçevesinde gerekli izin, başvuru, tescil, yayım, kayıt gibi işlemleri yönetim kurulu veya yönetim kurulu tarafından kurulacak, yetki verilecek veya görevlendirilecek şube, komisyon, alt komisyon, çalışma grubu ve sair alt organlar aracılığıyla yürütmek.

               e) Japonya'ya gidecek olan temsilci ve iş adamlarına Japonya hakkında gerekli bilgileri verip , istedikleri takdirde kısa bir zamanda kullanabilecekleri pratik Japonca öğretmek.

               f) Japon kültür ve sanatını , gelenek ve göreneklerini içeren Japon haftasını düzenlemek.

    21 / 03 / 2018 - Kendo-İaido

    Kendo bir kılıç sanatıdır. Eski zamanlarda kılıç ile düello yapan iki kişinin hareket ve tekniklerinin günümüze uyarlanmış şeklidir. İaido, tek başına yapılan kılıç kullanma, çekme ve kesme sanatıdır.

    Günümüzde uygulanan biçimi ile "Kendo", bambu bir kılıç olan "shinai"nin eski kılıç savaş sanatının daha güvenli ve daha serbest uygulanmasını sağlamak amacıyla tasarlanması sonucu yaklaşık ikiyüz yıl önce geliştirilmiştir.  Onaltıncı yüzyıl boyunca, Japonya tüm ulusun yer aldığı art arda gelen iç savaşlar dönemindeyken kılıç kullanma teknikleri birer ölüm kalım meselesi gibi ciddiyetle çalışılmaktaydı.Savaşçılar kılıcı kollarının bir uzantısıymış gibi kullanmayı öğrenmekteydiler. Kılıçla dövüş sanatını öğrenmek ve uygulamak amacıyla daha çok tahtadan kılıçlar kullanılırdı. Zamanla kılıç kullanmanın başlıca yollarına, "Kendo"nun temel formlarına "kata" adı verildi.

    Savaş koşulları altında kılıç kullanmakta uzman olan pek çok kişi yöntemlerinin en doğru olduğunu iddia ederek kendilerine ait okullar açtılar. Bu okulların sayısı geçmişte altı yüzü bulmuştu. Savaş zamanında birinci amaç düşmanı öldürmekti. Bu nedenle "bushi" savaşçılarına öldürecekleri kişiye gereksiz acı çektirmemeleri için ani ölüme sebebiyet verecek teknikler ögretilmekteydi. Söz edilen anlayış kılıçla dövüş sanatının görgü kurallarından biriydi.

    "Kata" formları, "Kendo" da üzerinde çalışılması gereken en önemli formlar olma özelliğini sürdürmektedirler. Ama yalnızca "kata" formlarının birleşimleri bir kılıç dövüşünde oluşabilecek tüm durumların üstesinden gelinmesini sağlayacak teknikleri yeterli olarak kapsamaz. Bu nedenle uygulamaların bambu bir kılıç olan "shinai"nin ve güvenlik amacıyla koruyucu tertibatların (bogu) geliştirilmesiyle desteklenmesi gerekti.
    Günümüzde "Kendo" yapan kişiler öncelikle bambu kılıçlar kullanarak daha sonra da gerçek ya da tahta kılıçlarla "kata" formlarını (İaido) öğrenerek kendilerini eğitmektedirler.

    Kendo Karşılaşmaları

    Kendo yaparken etrafınızdakileri gözlerinizle görmeyi, olaylara anında tepki vermeyi ve zihninizi kullanarak zaman geçirmeden karar vermeyi öğrenirsiniz. Bir Kendo karşılaşmasında rakibinizi gözlerinizle izlersiniz, hareketlerine hızla tepki verirsiniz ve zihninizde tasarladığınız üzere saldırıya geçmek için beliren fırsatları değerlendirirsiniz. Zihninizin gözü, zahitlerin Zen çalışmalarında olduğu gibi sadece zorlu ve uzun bir eğitim sonucunda açılır.

    Kendo çalışmalarının önemli amaçlarından biri, bir Kendo karşılaşması sırasında ya da kişinin içinde bulunduğu herhangi bir durumda hiçbir zaman zihinsel olarak hazırlıksız yakalanmamasını sağlamaktır.Sportif açıdan Dünya Şampiyonaları her üç yılda bir ve Avrupa Şampiyonaları diğer iki yılda düzenlenmektedir

    Kendo bölümünde Sayın Mine Ersen ve Kendo üzerine kısa bir konuşma yaptık.

    Kendisi Japon Kültürü ve Kendo ile yoğun bir şekilde ilgilenmektedir.15 yaşında Yusuf Akyurt ile Aikido'ya başlar. Öğrenci değişim programı ile Japonya'ya gider. Aikido'ya olan ilgisi onun Japonya'ya olan ilgisini de körüklemiştir. Bir Aikido seminerinde yapılan Kendo gösterisinden çok etkilenir ve Kendo'ya başlamaya karar verir. Kendo ve Aikido birbiri ile çakışmasın düşüncesiyle Kendo'da karar kılar. Nagasaki Kenshikai Kendo okulunda Sensei Hirose Daisuke ile Kendo çalışmalarına başlar. Sensei Tsukihara San ile de Kendo-Kata çalışır.Hirose San desteği ile çalışmalarını sürdürür ve daha sonra Türkiye'ye döner. Türkiye'de Kendo o zaman pek tanınmamaktadır. Kendisi 2000 yılından beri Kendo dersi vermektedir. Eğitmenliğini Japon hocasından almıştır. Zırhların ülkemizde bulunmadığından veya biraz fiyatlı olmasından dolayı Japonya'ya yazı yazmış ve oradan 20 tane set gönderilmiştir. Japonya'da Kendo ortaokulda zorunlu bir derstir. Kendo yavaş yavaş ülkemizde yayılmaya başlamıştır. Mine Ersen Marmara Üniversitesi Sağlık bölümü öğrencisidir. Kendo ve İaido'da 2.Dan'a sahiptir ve eğitmenliğini İstanbul Kenshikai okulunda halen sürdürmektedir.

    MİNE ERSEN: ?Kendo, iç dünyamızı geliştirmeye yöneliktir? diyor ve devam ediyor;

    Kendo'da derin bir saygı var. Kendo eğitimi fiziksel bakımdan ağırdır ama yüreğimizin eğitildiğini unutmamak gerekir. Nasıl daha iyi yapabilirim deyip sabır göstermek kaydıyla bu yürek eğitimi gerçekleştirilir. Kendo'nun yüzde 10-15'i teknik, geri kalanı ruhsal ve felsefi olan kısımdır. Kendo çalışarak tecrübeleriniz artıyor. Yaşınız ilerledikçe bu tecrübeler daha da çok gelişiyor. Bununla beraber olaylara yaklaşımımız değişiyor. Ruhunuz ile birlikte bedeniniz de şekilleniyor.

    İSTANBUL KENSHİKAİ
        2000 yılında Ginken Kendo Kulübü adıyla Mine Ersen tarafından kuruldu. 2004 yılında İstanbul Kenshikai adını aldı. Kenshikai  
        ?Kılıcı ile yüreğini güçlendiren insanlar topluluğu? anlamına gelmektedir. Haftada 2 gün Kendo ve 2 gün İaido olmak üzere toplam 4 gün çalışılır.
        Ders sonunda 15'er dakikalık Yoga-Meditasyon yapılır.
        Kuruluşundan bu yana birçok seminer, etkinlik ve tanıtım günleri düzenlenmiştir. İstanbul Kenshikai, Kendo'nun ve yaşam tarzının öğrenebilineceği bir özel okul niteliğine sahiptir.

    21 / 03 / 2018 - Karate-do

    Karate-do tarihi insanoğlunun var oluşuna dayanmaktadır. M.Ö. 2000'li yıllarda yapılan bir arkeolojik kazıda kendilerine ARÎ ismi verilen Hindistan'ın Pencap eyaleti Ambala bölgesi steplerinde yarı göçebe yaşamı süren bir toplumla ilgili bazı yazılı kitabeler ortaya çıkarılmıştır. Bu toplum tek tek kentsel alanları ele geçirmek için kendilerine has döğüş sanatları sergilemişlerdir. Hindistan'dan yayılan ve Japonya'da modernize olup Karate-do adı altında gelişmiştir.

    Japonya'da Karate-do'nun modernize edilmesini sağlayan Funokoshi GÎGHÎN'dir. Üstat Funokoshi'nin Karate-do ile ilgili pek çok çalışması olmuştur ve Karate-do'nun felsefi yönünü bakın nasıl anlatmaktadır: ?Ruhun eğitimi karatenin ve iç yapının canlılığı karatenin ilk hedefi olmalıdır. İşte o yapı içerisinde Karate-do gerçekliği koruyabilir. Karate-do, karateyi doğru anlayıp doğru uygulamaktır. Bu kullanım tamamen içe dönük olup, insanın kendisini kavraması ve ben duygusunun yenilmesini hedefler? açıklamasıyla karate çalışmalarını ele alan Funokoshi'nin öğrencilerine her zaman tekrar ettiği bir ilkesi de (KAR-TE-NÎ-SEN-TE-NA-SHÎ) deyimidir. Bunun anlamı; karatede saldırı yoktur. Bu anlam hiç kuşkusuz yarışma başarısı için yapılan antrenmanlara ters düşmektedir. Bazı karate üstatları bu deyimin kafalardaki ilk hareketin bir savunma tekniği olduğu fikrini taşıdığı düşüncesindedir. Üstadın bugün bir bakıma J.K.A.'nın yönetim tüzüğü sayılan "Karate-do sanatındaki en yüksek hedef ne galibiyet ne de yenilgidir. Karate, onu kullanan karakterin ' bütünleşmesinde yatar"sözü Funokoshi'nin karatesi Shotokan' in temel prensiplerini belirleyen en somut ifadelerinden biridir. Bu yazımızda Karate-do'yu tanıtmaya çalıştık. Bize bu imkanı veren sorumlu ve yetkili arkadaşlara çok teşekkür ediyor saygılarımı sunuyorum.

    Akif GÜRBÜZ
    Milli Karate Hakemi

    4.DAN

    21 / 03 / 2018 - Jo-Jutsu

    Ne kadar sonuca vardığımızı zannetsekte , her tepenin ardından yolun ne kadar uzun olduğunu görürüz....  

    Bizler budo sanatlarını yapan kimseler ve bu yolda ( DO) yürüyen öğrenciler olarak, hergün yeni bir şeyler öğrenmenin heyecanını yaşarız. .....

    Budo'nun geçmişi uzun yıllar öncesinden günümüze kadar gelen sırlar silsilesidir....

    Dernek Başkanımız Hakan KAPLAN'ın 2002 senesinde Japonya'ya Aikido ve Kobudo eğitimi için yaptığı bir seyehatte,  tanıştığı değerli usta Katsuhiko ARAİ Sensei'yi,  Derneğimizin 2003 senesinde Türkiye'ye çağırmasıyla başlayan bir maceradır, Jo jutsu....   

    19 / 03 / 2018 - Geleneksel Japon Mutfağı
    19 / 03 / 2018 - Sonsuz Keşif Japonya
    19 / 03 / 2018 - Geleneksel Çay Seramonileri