• " Uluyama Türk Japon Kültür Derneği "

47 Ronin

47 Ronin

  • 09 / TEMMUZ / 2007

47 RONİN

Yıl 1701. Hayat daha önceki savaş dolu yıllara oranla daha rahattır. Tokugawa Shogun idaresi iktidarı eline almış, tüm Japonya'da hüküm sürmekte ve barış ortamını sağlamaktadır. Shogun Tsunayoshi, Kyoto'da bulunan imparatora iyi niyet gösterisinde bulunmak için, ona armağanlar ve elçiler yolladı. Tsunayoshi, Edo'da yaşayıp, buradan ülkeyi yönetmekteydi. Yani yıl kutlamalarının ifadesi olarak yapılan bu hürmet eyleminin karşılığında Mart ayı içerisinde imparatorda kendi elçilerini Edo'ya gönderecekti. Tsunayoshi, imparatorluk elçilerini karşılamak üzere iki genç daimyoyu (federal eyalet lordu) göreve atamıştı. Bunlardan birisi, harima eyaletinde bulunan Ako Kalesinin lordu, Naganori Asanı Takuminakomi, diğeri ise Sendai lordu Munehare Date idi.

Lord Asano, bu işe son vermeyi bunun için Kira'yı öldürmenin hesaplarının yapmaya başladı. Uygun zamanı beklemeye başladı, kendisine uyguladığı zulmün faturasını ödetmek için tüm hazırlıkları yapmıştı. Sinirler iyice gerilmişti. Kira her zamanki gibi tehdit edici bakışlarını Lord Asano'nın üzerinde gezdiriyordu. Asano ise birazdan olacakların anlaşılması için donuk bir yüz ifadesiyle Kira'yı selamladı. Kira için olağan hale gelen küçük düşürücü sözleri ve kibir dolu tavırları, bir Samuray için zehirden daha tesirli tehlikeli bir kokteyldi. Her an kendisine bu zehri akıtan yılanın kafasını kopartmanın bütün bir kararlılığıyla, Lord Asano Wakizashini (kılıvını) hızla çekti. Olanca gücüyle Kira'ya doğru savurdu.Kira'nn iansı, fırlatılan kılıncın sadece hafif yaralanmasına sebep olmasına sağladı.

Kira, imparatordan önce kendisini memnun edemeyen Lord Asano'dan intikam almayı kafasına koymuştu. Asano'yu küçük düşürmek için eline geçen her fırsatı kafasına koymuştu. Asano'yu küçük düşürmek için eline geçen her fırsatı değerlendirdi. İki ay boyunca devam eden onur kırıcı ve aşağılayıcı sözlerin bitmek bilmeyen işkencesinden, Asano'nun tüm sabrı tükenmişti. 14 martta, Kira'nın çileden çıkaran hakaretlerine daha fazla dayanamadı. Bir Samuray için en önemli şey olan şerefinin zedelenmesine artık izin vermeyecekti.

Bu iki genç lord yakında Kyoto'dan gelecek olan elçilerin ziyaretinde, onlara ev sahipliği yapacaklardı. Daimyolar imparator maiyeti gibi yüksek sınıftan kişileri ağırlamakta deneyimsizdiler. Bu yüzden, shogun onlara yardım etmesi için yüksek kademeli memurlarından, yaşlı ve tecrübeli bir isim Yoshinaka Kira Kozukenosuke'yi görevlendirdi. Kira, kimseyi beğenmeyen, hırslı ve kibirli bir insandı. Karşılama töreni hazırlıkları olanca hızıyla devam etmekteydi. Daimyolar, tüm iyi niyetleriyle çalışmakta ve kendilerine verilen bu önemli görevi kusursuz tamamlamanın gayreti içindeydiler. Lord Asano, imparatora gönderilecek hediyelerin listesini Kira'ya sundu. Listeyi inceleyen Kira, hediyeleri hiç beğenmediği gibi aşırı biçimde de sinirlenmişti. Ayrıca, hazırlıklar sırasında kendisine de hiç ilgi ve saygı gösterilmediği gerekçesiyle adeta burnundan soluyordu. Kira, artık Daimyolara yardım etmek yerine, küfürlü ağzı bozuk ifadelerle onlara sürekli hareket etmekteydi.

Asano, Kara'yı öldürmediği gibi yaptığı bu hareketle kendi sonunu da hazırlamıştı. Çünkü, yaslara göre bu affedilemeyecek büyüklükte bir suçtu. Shogun Tsunayoshi, Lordun derhal seppuku tapmasını emrederek cezalandırdı. Diğer taraftan, Kira hiçbir ceza almadı. Resmi görevlerine devam etti, hatta saygı duyulan bir kişi haline geldi. Shogunun bu olaydaki tutumuyla, hatayı Kira ile paylaşması onun için bir fiyaskoydu. Durumun bu hale dönüşmesi Assno'nun tarafını tutanları öfkelendirmişti. Onlar Kira!nın yakışıksız harekelerinin görmezlikten gelindiğini düşünüyorlardı. Üstelik Asano!nun ölüm cezası bir hayli acımasız olarak değerlendirmekteydiler.

Yasalar, bir Samuray lordunun seppuku yapması halinde, kalesine Shogun tarafından el koyulacağını belirtmekteydi. Bununla birlikte, ailede tüm mirastan mahrum edilirdi. Shogun, lordun 321 muhafızının dağıtılmasını ve kaleden ayrılmasını emretti. Dolayısıyla, kaledeki tüm Samurayları efendisiz bırakıp, birere ronin durumuna getirdi.

Asano'nun Samurayları bu felaketin hemen arkasından nasıl hareket edeceklerinin kararını tam olarak almış değildiler. Bazıları kaleyi Shoguna devretmeyi kabul etmemelerinin gerektiği görüşündeydi. Bir kısmıysa intikam planları yapıp, Kira'yı öldürmenin hesapları içersindeydi. Öteki bir kısım ise yasalara saygı gösterip barışçıl bir şekilde kaleyi Shoguna teslim etmenin en uygun davranış olacağını ifade etmekteydi.

Oishi kuranosuke, lordun en sevdiği adamı ve onun kurduğu meclisin başkanıydı. Değişik düşünce ve görüşleri dinledikten sonra, nihayet bir karara varıldı. Dishi'nin aldığı bu karar, hem yasalara saygılı, hem de onların kalelerini terk etmemelerini sağlayacak nitelikteydi. Oishi, Lord asano'nun küçük kardeşi Daigaku tarafından kalenin düzeninin yeniden kurulması için ricada bulunan resmi nitelikteki mektubu Edo'ya gönderdi. Eğer bu istek ret edilirse, Lordun Samurayları onun kalesine el koydurmayacak ve ölümüne savunacaklardı.

İlerleyen birkaç gün içersinde, Shogonun temsilcileri Ako yolunda ilerlerken, mektuba karşı çıkan bütün Samuraylar kaleyi terk etti. Arkalarında altmış sadık Samurayı yüz üstü bırakarak.... Shogunun adamları kaleye uluşmadan önce Daigaku Asano, Dishi'ye bir mektup gönderdi. Ondan Shogunun talimatlarına itaat etmesini ve kaleyi teslim etmesini rica etti.

Oishi ve 59 Samurayı, Dalgoku'nun bu nazik üslüblu isteğini kabul ettiler. Onun ricasının, ağabeyinin sözüymüş gibi onları bağlandığını söylediler. Ama kaleyi terk etmeden önce, Lord asano'nun Kira tarafından öldürtülmesinin ayıbını temizlemenin planını yaptılar. Kira'nın Samuraya yakışmayan karakteri, onların Lorduna ve kalesine bu derecede trajik sonu getirmişti. Sadece Kira'nın ölümü, Asano'nun yasal şerefini geri getirebilirdi.

Lordun Samurayları, planlarını Kira'dan gizlemek için gruplara ayrıldı. Doğal olarak Kira, Asanonun adamlarının kendisinden intikam almayı deneyeceklerini düşünüyordu. Devamlı muhafızlarını yanında tutuyor ve tedirginlik yaşıyordu. Oishi, başkent Kyoto'nun banliyösü (dış mahalle,varoş) Yamashina'ya gitti. Bu bölge, onun gerekli bilgileri toplaması için uygun bir sığınaktı. Oishi, Yamashina'da sarhoş ve kumarbaz bir serseri kimliğine büründü. Shogunun polisleri (doshin) ve kira'nın bir çok casusunu kandırmak için yapılan planlı aldatma canın rolüydü bu durum... Shogun, olayının tam anlamıyla bitirilemediğinden duyduğu endişeden dolayı sıkıntılıydı. Derhal, kardeş Daigaku'nun Asano ailesinin ana köşkünde hapsedilmesi emrini veri. Böylece Asano'nun kalesinin tekrar kurulabilmesi için geride hiçbir ümit bırakmak istemiyordu. Shogunun basiretsiz yönetiminin uzantısı olan bu tavır, Lordun kararlı Samuraylarını yıldırmamıştı.

Lordun Samurayları, planlarını Kira'dan gizlemek için gruplara ayrıldı. Doğal olarak Kira, Asanonun adamlarının kendisinden intikam almayı deneyeceklerini düşünüyordu. Devamlı muhafızlarını yanında tutuyor ve tedirginlik yaşıyordu. Oishi, başkent Kyoto'nun banliyösü (dış mahalle,varoş) Yamashina'ya gitti. Bu bölge, onun gerekli bilgileri toplaması için uygun bir sığınaktı. Oishi, Yamashina'da sarhoş ve kumarbaz bir serseri kimliğine büründü. Shogunun polisleri (doshin) ve kira'nın bir çok casusunu kandırmak için yapılan planlı aldatma canın rolüydü bu durum... Shogun, olayının tam anlamıyla bitirilemediğinden duyduğu endişeden dolayı sıkıntılıydı. Derhal, kardeş Daigaku'nun Asano ailesinin ana köşkünde hapsedilmesi emrini veri. Böylece Asano'nun kalesinin tekrar kurulabilmesi için geride hiçbir ümit bırakmak istemiyordu. Shogunun basiretsiz yönetiminin uzantısı olan bu tavır, Lordun kararlı Samuraylarını yıldırmamıştı.

Lordun Samurayları, planlarını Kira'dan gizlemek için gruplara ayrıldı. Doğal olarak Kira, Asanonun adamlarının kendisinden intikam almayı deneyeceklerini düşünüyordu. Devamlı muhafızlarını yanında tutuyor ve tedirginlik yaşıyordu. Oishi, başkent Kyoto'nun banliyösü (dış mahalle,varoş) Yamashina'ya gitti. Bu bölge, onun gerekli bilgileri toplaması için uygun bir sığınaktı. Oishi, Yamashina'da sarhoş ve kumarbaz bir serseri kimliğine büründü. Shogunun polisleri (doshin) ve kira'nın bir çok casusunu kandırmak için yapılan planlı aldatma canın rolüydü bu durum... Shogun, olayının tam anlamıyla bitirilemediğinden duyduğu endişeden dolayı sıkıntılıydı. Derhal, kardeş Daigaku'nun Asano ailesinin ana köşkünde hapsedilmesi emrini veri. Böylece Asano'nun kalesinin tekrar kurulabilmesi için geride hiçbir ümit bırakmak istemiyordu. Shogunun basiretsiz yönetiminin uzantısı olan bu tavır, Lordun kararlı Samuraylarını yıldırmamıştı.

Oishi, yapılacak olan intihar saldırısında bulunması için 46 ronine izin verdi. Geriye kalan 13 Samurayı evlerine, ailelerinin yanına dönmesi için yol verdi. Kırk yedi ronin, birer birer Edo içlerine sızdılar. 14 Aralık 1702'de karlı bir kış gecesinde, Kira bir çay partisi verirken köşke saldırıyı başlattılar.

Roninler, iki gruba ayrıldılar. Köşk'ün ön ve arka kapılarından ani ve şiddetli şekilde hücum ettiler. Büyük mücadele başlamıştı. Geri dönüş yoktu ve ne pahasına olursa olsun Lordun onuru kurtarılacaktı. Kira'nın 61 silahlı muhafızı hakkında istihbaratı daha önceden sağlamışlardı. Arka kapıdan fazla zorlanmadan giren roninler, takviyeli koruma içeren ön kapıdan güçte olsa geçerek içeride, küçük bir savaşı andıran mücadele birkaç saat sürdü. Kavga bittiğinde, Asano!nun Samurayları hiçbir kayıp vermediler. Ama Kira'nın tüm muhafızlarını öldürmüş ya da boyun eğdirilmiş şekilde ele geçirdiler. Eksiksiz yapılan bir aramadan sonra Kira, köşkün dışında bir yerde yakalandı. Kıskıvrak ele geçen Kira, roninler tarafından köşkün avlusuna getirildi. Korkudan, rengi sararmıştı. Titrek adımlarla yürüyerek, Oishi'nin karşısına geçti. O kibirli, mağrur tavrından eser kalmamış, aslan kediye dönmüştü. Aslında başına geleceklerinin farkındaydı. Yinede çatallı, korkmuş ses tonuyla affını istiyordu. Oishi'nin, Kira'ya bakan gözleri ifadesiz yüzü ise bir mask kadar soğuktu. Karşısında ölümün nefesini derinden hisseden Kira'ya, Lord asano'ya verilen şansın aynısını vereceklerinin söyledi. Onurunu kurtarması için seppuku yapmasını teklif etti. Kira, faltaşı gibi açılmış gözlerini, etrafını saran roninlerin üstünde gezdirdi. Bir süre düşündü, ama eli kendisine sunulan tantö (hançer)ye gitmedi. Çıldırmış gibi bağırarak, teklifi ret ettiğini haykırıyordu. Arkasında duran bir ronin, onun hareketlerini kontrol ederek, kılıcını çekti. Teklifi kabul görmeyen Oishi, kafasıyla adamına bitirici işareti yaptı. Ronin, havada ıslık sesi çıkaran hızla salladığı kılıcıyla Kira'nın başına gövdesinden ayırdı.

Hararetli geçen gecenin, sabahı kucaklamasıyla birlikte roninle görevlerinin tamamlanışının senbolü olarak sengaku-ji tapınağına döndüler. Lordun mezarına, Kira'nın başını koydular. Artık herkese lordun şerefinin kurtarıldığını ilan ediyorlardı. Ama suçlarını ve bunun cezasını çok iyi biliyorlardı. Yaptıkları işten dolayı ölüme hazırdılar. Oishi'nin gönderdiği iki temsilci edo'daki sulh hakimine gitti. Temsilciler, hakime yaptıklarını anlatacak ve shogun'un emirlerinin sengaku-ji tapınağında beklediklerini ileteceklerdi.

Shogun Tsunayoshi, öfkeli olmanın aksine, 47 roninin gözler önüne serdiği karşılıksız sadakat, onun üzerinde derin bir hayranlık ve saygı uyandırmıştı. Bu durum, Tsunayoshi'nin kararını daha da içinden çıkılmaz bir hale sokuyordu. Açıkça senpati duyulacak, kahramanca bir hareket olsa da, shogun ikilemdeydi. Acaba bu 47 ronin bushidonun anlamlı gösterisinde ve Lord Asanonun şerefinin müdafaasında yer aldıkları için ödüllendirilmeli miydi? Canları bağışlanmalı mıydı? Yoksa onlara yasalara uygun şekilde cezamı verilmeliydi? Eğer onların suçunu duygusal nedenlerden dolayı dikkate almamak, bu davranış biçimiyle, onların onurları zedelenmiş, Samuray kuralları zayıflatılmış mı olurdu?

İki ay enine boyuna düşündükten sonra, Shogun, Oishi ve 45 adamına seppuka yapmalarını emretti. Ama, asla bir suçlu gibi değil, onur sahibi Samuraylar olarak. Edo'ya gönderilen ve Kira'nın ölümünü haber veren genç ronin, bu cezadan hariç tutuldu, canı bağışlandı.

4 Şubat 1703'te 46 ronin dört gruba ayrıldı. Dört farklı daimyoya teslim edildi. Daimyolar, onlara nezaret edip, denetleyecek ve ölümlerine tanıklık edeceklerdi. 46 ronin için o gün belki en güzel gündü. Ayrılık bitmiş çok sevdikleri Lordlarıyla kavuşma zamanı gelmiştir. Dinsel bir tören şeklinde seppuku için roninler Sengaku-ji tapınağında bir araya geldilerve aynı anda seppuka yaptılar.

Yüce bir amaç uğruna kendilerini feda eden bu 46 adam cesurca ve onur dolu trajik sonlarıyla kendilerine önemli saygıyı ve değeri kazandırdılar. Bu gün, Chusingura adı verilen bir oyunla, 47 roninin hatırası Japonya'da hala yaşatılmaktadır. İzleyenlerde heyecan uyandıran ve göz yaşları dökmesine neden olan oyunda bu insanların muhteşem fedakarlığı efsaneleştirilmektedir. Her yıl binlerce Japon vatandaşı, bu Samurayların saygı değer kişiliklerine hürmet etmek için Sengaku-ji tapınağını ziyaret etmektedir.